Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’a ait olduğu bilinen ancak bugüne kadar izine rastlanmayan bir hikâye, yıllar sonra edebiyat dünyasına kazandırıldı. “Bu Her Akşam Böyledir” adlı eser, yaklaşık 70 yıl sonra yeniden keşfedildi.

Huzur’ ve ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ gibi eserleriyle edebiyat tarihinde özel bir yere sahip olan Tanpınar’ın bu kayıp metni, araştırmacı yazar Necati Tonga’nın çalışmalarıyla ortaya çıkarıldı.

Tonga, hikâyeyi 1955 yılında yayımlanan bir yıllıkta fark ettiğini belirterek, metnin aslında uzun yıllardır göz önünde olmasına rağmen dikkat çekmemesinin şaşırtıcı olduğunu ifade etti. Kayıp olduğu düşünülen bu son hikâyenin bulunmasıyla birlikte Tanpınar külliyatında eksik bir parçanın tamamlandığı değerlendiriliyor.

Araştırmacıya göre “Bu Her Akşam Böyledir”, yazarın ilk dönem eserleriyle güçlü benzerlikler taşıyor. Özellikle ‘Abdullah Efendi’nin Rüyaları’ ile paralellik gösteren hikâye; gerçeküstü öğeleri, derin anlatımı ve yoğun atmosferiyle dikkat çekiyor.

Tonga, metnin Tanpınar’ın edebi yolculuğundaki önemine de dikkat çekerek, bunun yazarın hikâye türünde ulaştığı son noktayı göstermesi açısından oldukça değerli olduğunu vurguluyor. Karamsarlık teması, “ev” metaforu ve katmanlı anlatımıyla öne çıkan eser, aynı zamanda sinemayla kurduğu ilişkiyle de dikkat çekiyor.

Bu keşif, yalnızca bir metnin bulunması değil; aynı zamanda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın edebi dünyasına dair yeni bir kapının aralanması olarak değerlendiriliyor.