Genç yazar Özlem Özdaş, ilk öykü kitabıyla edebiyat dünyasına güçlü bir adım attı. Banliyö Ajans etiketiyle yayımlanan kitap, 15 farklı öyküden oluşuyor ve toplam 120 sayfa. Hem biçimsel hem de içerik açısından dikkat çeken Yamuk Tablo, sıradan gibi görünen hayatların içinde saklı karmaşık duyguları ve çelişkileri su yüzüne çıkarıyor.
Kitabın genel yayın yönetmenliğini Samet Baysal, editörlüğünü Esra Odman İyier üstlenirken, etkileyici kapak tasarımı ve mizanpajı Julia K. imzası taşıyor.
Önsözünden itibaren okuru içine çeken kitap, “fotoğrafta bir araya gelebilen bir aileden” başlayıp “hırsızlığı aynadaki suretine yükleyen kıza” kadar uzanan geniş ve çarpıcı bir karakter galerisi sunuyor. Cücelerle fanteziler kurarken kendi gerçekliğinde kaybolanlardan, kıskançlık krizlerine boğulan erkeklere, anne olamamanın boşluğuyla başka çocuklara sertleşen kadınlara dek birçok karakter, okura ayna tutuyor.
Özdaş’ın sade ama derinlikli anlatımı, öykülerdeki sıradan detayların altına gizlenmiş insani kırılmaları ustalıkla görünür kılıyor. Kitabın önsözünde geçen şu cümle, yazarın yaklaşımını özetler nitelikte:
“Tablonun kendisi mi yamuk, yoksa tablo mu yamuk asılmış sorularından öteye taşıyor meseleyi: Gözler yamuk bakıyorsa hep tabloyu suçlarlar.”
Özlem Özdaş, ilk kitabı Yamuk Tablo ile edebiyatseverlerin ilgisini çekmeyi şimdiden başarıyor. İçtenlikli üslubu, güçlü gözlem yeteneği ve karakterlerine duyduğu merhametle, yeni kuşak öykücülüğe umut veren bir isim olarak edebiyat sahnesine adım atıyor. Bu ilk kitap, yalnızca bir başlangıç gibi görünüyor ve devamının geleceğine dair kuvvetli bir işaret olarak dikkat çekiyor.





